 |
|
|
|
|
Yerleştirmesi Yapılan Ancak Askerde Olanlar Ne
Yapmalı?
Son KPSS yerleştirmeleri 27 Ocak 2006 tarihinde
ÖSYM'nin sitesinde açıklanmıştır. Şimdi kamu
kurumlarınca adaylara tebligat yapılacak olup,
bu tebligat sonrasında ikametgahı ile aynı
yerdeki bir kamu kurumuna yerleşenler ertesi
gün, ikametgahından farklı bir yerdeki kamu
kurumuna yerleşenler ise 15 gün içerisinde
göreve başlayacaklardır. Peki askerde olanlar
(hem memurlarlar hem 4/B'liler açısından) ne
yapmalıdır?
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 63'üncü
maddesinde; "Bir göreve ilk defa veya yeniden
atananlardan belge ile isbatı mümkün zorlayıcı
sebepler olmaksızın 62 nci maddedeki süre içinde
işe başlamayanların atanmaları iptal edilir ve
bunlar 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak
istihdam edilemezler. Bunların belge ile isbatı
mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle göreve
başlamama hali iki ayı aştığı takdirde atama
işlemi atamaya yetkili makamlarca iptal edilir."
hükmü yer almaktadır. Hükümde atıfta bulunulan
62'nci maddede ise ikametgahı ile aynı yerdeki
bir kamu kurumuna yerleşenlerin ertesi gün,
ikametgahından farklı bir yerdeki kamu kurumuna
yerleşenlerin ise 15 gün içerisinde göreve
başlayacaklacakları düzenlenmiştir.
ŞİMDİKİ SÜREÇ NASILDIR?
ÖSYM, yerleşen adayların isimlerini, kamu
kurumlarına göndermiştir. Kamu kurumunun
kendisi, belirli bir süre sonra, adaylara
bildirimde bulunup, tespit ettiği belgeleri
getirmelerini isteyecektir. Bu belgeler
verildikten sonra ilgili hakkında atama onayı
alınacak ve kişiye gelip göreve başlaması
istenecektir. Göreve başlama süresi ikametgah
ile aynı yer ise ertesi gün, ikametgahtan başka
bir yer ise 15 gündür.
Bu süre sonunda göreve başlamayan adayların
atamaları iptal edilecektir.
DANIŞTAY NE DİYOR?
Ancak, Danıştay'ın artık yerleşik hale gelen
görüşüne göre, askerde bulunan adayların
haklarının saklı tutulması gerekmektedir. Fakat
Danıştay'ın bu kararı tüm kurumları
bağlamamaktadır. Bu, bireysel davalar sonucunda
verilen bir karardır. Bu nedenle de kamu
kurumları bu Danıştay kararına uymamaktadır.
ADAY NE YAPMALI?
- Aday askerde iken yerleştirmesinin yapıldığı
kamu kurumuna bir dilekçe ile başvurmalı ve
haklarının saklı kalmasını istemelidir.
- Kamu kurumu bu talebi kabul etmeyecektir.
- Kamu kurumu ya hemen cevap verecektir. Yada 60
gün boyunca hiçbir cevap vermeyecektir. Hemen
cevap vermesi halinde cevabın ilgiliye tebliğ
tarihinden itibaren 60 gün içinde, hiç cevap
verilmemesi halinde ise idareye başvurulan
tarihten 60 gün sonra, yine 60 gün içinde idari
yargıda dava açmak gerekmektedir.
- Davaların bir avukat aracılığı ile açılması
yararlı olacaktır.
- Danıştay'ın daha önceki bir kararını görmek
için tıklayınız.
BU DURUM 4/B'Lİ SÖZLEŞMEMELİ PERSONEL İÇİN DE
GEÇERLİ MİDİR?
657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre istihdam
edilecek sözleşmeli personelin sözleşmeleri
yıllıktır. Örneğin Şubat ayında göreve
başalayacak bir adayla 31.12.2006 tarihine kadar
sözleşme yapılacaktır. Buna göre, sözleşme
dönemi içerisinde askerlikten terhis olanlar da
dava açmaları halinde davalarının lehlerine
sonuçlanabileceğini düşünüyoruz. Zira ilgili
Danıştay kararlarının sonuç bölümünde "Olayda,
zorunlu bir devlet hizmetinin ifası ve uzaması
nedeniyle atandığı yerde göreve başlayamadığını,
askerlik görevini yaptığına ilişkin belgeyi
eklemek suretiyle 14.1.1994 tarihli dilekçesiyle
davalı idareye bildiren davacının, kazandığı
sınavın saklı tutulması ve askerlik görevinin
bitiminde atandığı göreve başlatılması
gerekirken askerlik hizmetinin diğer zorlayıcı
sebeplerle aynı nitelikte olduğu kabul edilerek
hakkında 657 sayılı Yasanın 63. maddesi hükmü
uygulanmak suretiyle atama onayının iptal
edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından idare
mahkemesince davanın reddi yolunda verilen
kararda hukuki isabet görülmemiştir."
denilmektedir. Bu karar göre sözleşmeli olarak
atanmış olup da askerde olanlarda dava açamları
halinde davayı kazanacaktır diye düşünüyoruz.
Sorun Belli... Çözüm De Belli
Askerde olup da yerleştirmesi yapılanların
sorununu kim çözecek? Bu yıl 12 bin aday atandı.
Yerleştirmelere ilişkin tebligatlar bazı
kurumlarca adaylara gönderilmeye başlandı bile..
Ancak, 15 gün içinde veya belge ile isbatı
mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle iki ayı
içinde göreve başlamayanların atamaları iptal
edilecektir. Buna askerde olanlar da dahildir.
Fakat burada şu önemlidir. Askerde olanlar dava
açamları halinde davaları kazanmaktadır. Peki ne
yapılmalıdır?
KPSS-B Grubu kadrolarına yerleştirmesi yapılıp
da askerde olmaları nedeniyle ataması
yapılamayanların ne yapması gerektiği hususunda
daha önce geniş açıklamalarda bulunmuş ve
yargının bu konudaki net tavrını yerleşik
kararlarından örnekler vererek açıklamıştık.
Bu bağlamda da Danıştay 12. Dairesinin
21.10.1997 tarihli ve E: 1995/10371, K:
1997/2304 nolu kararında yer alan aşağıdaki
özeti yayınlamıştık. Özetle bu kararda; "Dava,
Sağlık Bakanlığınca açılan personel seçme
sınavına sağlık memurluğu alanında katılarak
başarılı olan, çekilen kura üzerine 27.12.1993
tarihli bakanlık işlemi ile ... sosyalleştirme
Bölgesi emrine açıktan aday olarak atanan
davacının görevine başlamadığı gerekçesiyle
atama onayının iptal edilmesine ilişkin
10.8.1994 tarihli işlemin iptali istemiyle
açılmıştır.
Ankara 2. İdare Mahkemesinin 8.6.1995 günlü,
E:1994/1518, K.1995/919 sayılı kararıyla: 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 63.
maddesinde, bir göreve ilk defa veya yeniden
atananların, belge ile ispatı mümkün zorlayıcı
sebepler nedeniyle göreve başlayamama hali iki
ayı aştığı takdirde atama işleminin atamaya
yetkili amirlerce iptal edileceğinin hükme
bağlandığı, Sağlık Bakanlığınca açılan personel
alımı sınavında başarılı olan davacının
27.12.1993 günlü atama onayı ile ...
Sosyalleştirme Bölgesine sağlık memuru olarak
atandığı, ancak, askerde bulunması ve terhisinin
ertelenmesi nedeniyle yasada öngörülen sürede
göreve başlayamadığı için atama işleminin iptal
edildiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı,
anılan yasa maddesi karşısında yasada öngörülen
sürede göreve başlamadığı tartışmasız olan
davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata
aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava
reddedilmiştir.
…657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 63.
maddesinde, "Bir göreve ilk defa veya yeniden
atananlardan belge ile ispatı mümkün zorlayıcı
sebepler olmaksızın 62'nci maddedeki süre içinde
işe başlamayanların atamaları iptal edilir ve
bunlar bir yıl süreyle devlet memuru olarak
istihdam edilemezler. Bunların belge ile ispatı
mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle göreve
başlamama hali iki ayı aştığı takdirde atama
işlemi atamaya yetkili makamlarca iptal edilir."
hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, sağlık meslek
liseleri tamamlama programından 1991-1992
öğretim yılında mezun olan davacının Sağlık
Bakanlığınca açılan personel seçme sınavına
katıldığı, sınavda başarılı olması üzerine
çekilen kura sonucu 27.12.1993 tarihli bakanlık
işlemi ile ... Sosyalleştirme Bölgesi emrine
aday sağlık memuru olarak açıktan atandığı,
Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne
verdiği 14.1.1994 tarihli dilekçesiyle, askerlik
görevini yaptığını belirttiği ve terhislerin
Bakanlar Kurulu kararı ile durdurulması
nedeniyle atamasının terhis oluncaya kadar
durdurulmasını istediği, ancak ... Valiliğinin
20.7.1994 tarih ve 7029 sayılı yazısında, adı
geçenin 657 sayılı Yasanın 62. maddesinde
öngörülen süre içinde göreve başlamadığının
belirtilmesi üzerine atama onayının iptaline
ilişkin 10.8.1994 günlü dava konusu işlem tesis
edilerek 19.8.1994 tarih ve 08542 sayılı yazı
ile, kendisine bildirildiği, 11.9.1994 tarihinde
de davacının terhis olduğu
anlaşılmıştır.Anayasanın 72. maddesinde vatan
hizmetinin her Türk'ün hakkı ve görevi olduğu
belirtilmekle bu hizmetin ödev niteliği
vurgulanmıştır.
Her ne kadar davacı vekili dava konusu işlemin
tebliği sırasında Tebligat Kanunu hükümlerine
uyulmadığını öne sürmekte ve 7201 sayılı
Tebligat Kanununun "Askeri Şahıslara Tebligat"
başlıklı 24. maddesinde, "Astsubaylar hariç
olmak üzere erata yapılacak tebliğler kıta
kumandam ve müessese amiri gibi en yakı üste
yapılır." hükmü yer almakta ise de anılan kanun
hükmüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olan dava
konusu işlemin iptali istemiyle dava açma süresi
İçerisinde bakılan davanın açıldığı dosya
içeriğinden anlaşılmıştır.
Olayda, zorunlu bir devlet hizmetinin ifası ve
uzaması nedeniyle atandığı yerde göreve
başlayamadığını, askerlik görevini yaptığına
ilişkin belgeyi eklemek suretiyle 14.1.1994
tarihli dilekçesiyle davalı idareye bildiren
davacının, kazandığı sınavın saklı tutulması ve
askerlik görevinin bitiminde atandığı göreve
başlatılması gerekirken askerlik hizmetinin
diğer zorlayıcı sebeplerle aynı nitelikte olduğu
kabul edilerek hakkında 657 sayılı Yasanın 63.
maddesi hükmü uygulanmak suretiyle atama
onayının iptal edilmesinde hukuka uyarlık
bulunmadığından idare mahkemesince davanın reddi
yolunda verilen kararda hukuki isabet
görülmemiştir."
Görüleceği üzere Yüksek yargı organı atamasının
yapıldığı esnada askerde olanların askerde
olduklarını bildirmeleri üzerine idarece iki
aylık süre sonunda göreve başlamayanların
atamalarının iptal edilmesine ilişkin işlemleri
hukuka uygun bulmamaktadır. Bu karar
çerçevesinde idarelerin atamalarının yapıldığı
esnada askerde olanların atamalarını iptal
ederek yeni uyuşmazlıklara sebep olmamaları
gerekmektedir. Aksi takdir de yargı
organlarından yapılan idari işlemler geri
dönecektir. Özellikle yeni atama dönemlerinde bu
hususa idarelerce dikkat edilmelidir.
Ancak, 2005 Kamu Personel Tercih Kılavuzunun
Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Kadrolarına
Atanmayı düzenleyen 7'nci maddesinde;
"7.1 Adayların, ÖSYM'ce yerleştirildikleri kamu
kurum ve kuruluşlarına atanmak üzere
başvuracakları son tarih, adaylara gönderilecek
yerleştirme sonuç belgesinde ve Merkezimizin
internet adresinde yer alacaktır. Adayların bu
tarihe kadar yerleştirildikleri kurum ve
kuruluşlara başvurmaları zorunludur.
7.2 ÖSYM tarafından yerleştirilen adaylar, başka
bir sınav veya mülakat yapılmaksızın,
yerleştirme yapılan kadro ve pozisyonlara kamu
kurum ve kuruluşlarınca doğrudan atanacaklardır.
7.3 Atama için öngörülen niteliklere sahip
olmayan veya gerekli belgeleri süresi içinde
getiremeyen adayların atamaları yapılmayacaktır.
7.4 Kamu kurum ve kuruluşlarının atama için
öngördükleri niteliklere sahip olmayan adaylar
yerleştirmeden doğan tüm haklarını
kaybedeceklerdir. "ifadesine yer verilmiştir.
Diğer yandan, Kamu Görevlerine İlk Defa
Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında
Genel Yönetmelik'in KPSS'nin usul ve esaslarını
düzenleyen 6'ncı maddesinde;"KPSS'nin usul ve
esasları, içeriği, yapılacağı yer ve zamanı,
sınavın duyurulması, KPSS'de yer alacak konular
ile testler ve bunların ağırlıkları, puan
türleri ve hesaplama yöntemi, başvuru
yapacakların öğrenim düzeyi, adayların
başvurusu, sınavdan elde edilecek puan
türlerinin yerleştirmede ve giriş sınavına
çağrıda kullanılmasına ve KPSS sonuçlarının
adaylara ve kurumlara bildirilmesine ilişkin
esaslar, DPB ve ÖSYM tarafından müştereken
belirlenir. Bu usul ve esaslara uygun olarak
ÖSYM'ce bir KPSS Kılavuzu ve Başvuru Belgesi
hazırlanır." hükmü, KPSS Kılavuzunu düzenleyen
8'inci maddesinde ise; "KPSS Kılavuzu'nda;
personel alımı, başvuru, genel sınav, alan
sınavları ve değerlendirme işlemlerine ilişkin
gerekli bilgi ve kurallar ile kadrolarına
usulüne uygun açıktan atama izni alınmış veya
bir yıl içinde personel alınması planlanmış olan
kamu kurum ve kuruluşlarının adları, kadro
sayıları bunların adaylarda aradıkları
nitelikler ile adayların sınav öncesi bilmesinde
yararlı olabilecek diğer bilgiler yer alır."
hükmü yer almaktadır.
Yine adı geçen Yönetmeliğin 25'inci maddesinde
ise; "Adaylar, yerleştirildikleri kamu kurum ve
kuruluşlarına, Tercih Kılavuzu'nda yazılı olan
belgeler ve KPSS Sınav Sonuç Belgesi ile
birlikte atanmak üzere süresi içinde
başvururlar. Kamu kurum ve kuruluşları, atamaya
yetkili amirin onayı ile beş kişiden oluşan bir
sınav değerlendirme komisyonu kurar. Bu
komisyon, atanmak üzere bildirilen adayları,
aranılan nitelikler yönünden inceleyerek,
nitelikleri uyanların atamalarının yapılmasını
teklif eder. ÖSYM tarafından yerleştirilen
adaylar, başka bir sınav veya mülakat
yapılmaksızın, ilan edilmiş kadrolara doğrudan
atanır.Ancak, atama için öngörülen koşullara
uymayan veya gerekli belgeleri süresi içinde
getiremeyen adayların atamaları yapılmaz." hükmü
yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun İşe Başlamama Halinde
Yapılacak İşlemi düzenleyen 63'üncü maddesinde;
"Bir göreve ilk defa veya yeniden atananlardan
belge ile isbatı mümkün zorlayıcı sebepler
olmaksızın 62 nci maddedeki süre içinde işe
başlamayanların atanmaları iptal edilir ve
bunlar 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak
istihdam edilemezler. Bunların belge ile isbatı
mümkün zorlayıcı sebepler nedeniyle göreve
başlamama hali iki ayı aştığı takdirde atama
işlemi atamaya yetkili makamlarca iptal edilir.
.." hükmü yer almaktadır.
Sonuç olarak, adaylar kurumlara askerde
olduklarını bir dilekçe ile bildirerek
atanmalarının asker dönüşüne kadar ertelenmesini
talep etmektedirler. Bu husus nasıl
çözülecektir? Öncelikle Yönetmelikteki mezkur
hüküm ve KPSS klavuzunda yer alan hükme göre
atama işlemi yapılamayacağı yönünde adaylara
bilgi verilmesi halinde yeni davaların ortaya
çıkacağı aşikardır. Halbuki 657 sayılı Kanunun
63 üncü maddesinde yer alan husus atamaya
ilişkin bir husus olup, mazeret nedeniyle eksik
belgeye dayalı atama yapılamayanların durumunu
kapsamamaktadır. Yine, Devlet Personel
Başkanlığı Yönetmelikteki gerekli değişikliği
yapabilir veya kurumlara vereceği görüşle ve
KPSS Klavuzundaki ifadeleri düzeltmekle mevcut
sıkıntıyı ortadan kaldırabilirdi. Ancak, bu
Başkanlığın böyle bir niyetinin olduğu yönünde
kuşkularımız vardır. Sayın Mehmet Ali ŞAHİN'in
ortaya çıkacak yüzlerce davayı ortadan kaldırma
adına bir girişimde bulunacağı kanaatindeyiz...
Sorun belli, çözüm belli, sorunu çözecek belli,
kimse çözümü başka yerde aramasın. B
|
|
|