|
KPSS Sıkça Sorulan Sorular :
KPSS-ÖĞRETMENLİK NEDİR?
Aslında yönetmelikte bu tür bir sınav türü
öngörülmemiştir. Ancak, öğretmen adaylarınca
sınavın bu şekilde adlandırılmasından dolayı
sınav KPSS-Öğretmenlik olarak
adlandırılmaktadır. Bu sınav, KPSS-B'ye ek
olarak (Yani genel kültür ve genel yetenek)
Cumartesi öğleden sonra yapılan ve öğretmenlik
meslek formasyonu ölçen sınavdan oluşmaktadır.
Sınav sonrasında hangi branşlara ve ne sayıda
atama yapılacağı MEB tarafından açıklanacaktır.
ÜNİVERSİTE MEZUNLARI KPSS'YE BİR ALT ÖĞRENİM
DÜZEYİNDEN (LİSE VEYA ÖNLİSANS) GİREBİLİR Mİ?
Bazı üniversite mezunlarının kendi öğrenim
düzeyi yerine, mezun oldukları bir alt öğrenim
düzeyinden (örneğin önlisans veya lise) KPSS'ye
girmek istemeleridir. Bu konuda şunları
söyleyebiliriz. Hem 657 sayılı Kanunda hem de
3.5.2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan "Kamu
Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak
Sınavlar Hakkında Yönetmelik"te buna engel bir
durum bulunmamaktadır. Yani üniversite mezunları
eğer bir alt öğrenim durumu ile devlet
memuriyeti kadrosuna girebileceğini düşünüyorsa,
sınava örneğin önlisans veya lise mezuniyeti ile
girebilirler. Bu konuda bir örnek vermek
istiyoruz. Sağlık Bakanlığı, 2003 yılı
içerisinde yaptığı sözleşmeli sağlık personeli
sınavında, isteyen adayların sınava bir alt
öğrenim düzeyinden de başvurularını kabul
etmiştir.
Diğer taraftan, ÖSYM'nin yayınlamış kılavuzlarda
yer alan "öğrenim durumunun değişmesi halinde
yeni sınava girilmesi gerekmektedir" yönündeki
açıklamasının hukuki bir temeli bulunmamaktadır.
Ancak, sınavdan sonra yapılacak yerleştirmeyi,
2004 yılında da ÖSYM'nin yapması ve bir alt
öğrenim durumundan sınava girildiğinin ÖSYM
tarafından tespiti halinde, ilgili adayın sınav
sonuçları ÖSYM tarafından dikkate alınmayabilir.
Örnek verecek olursak 2002 KPSS veya 2003
KPSS'ye üniversite mezunu olarak giren bir
adayın 2004 Temmuz ayında yapılacak KPSS'ye
meslek lisesi mezunu olarak girmesi halinde bu
durum ÖSYM tarafından kayıtlardan anlaşılabilir
ve adayın tercihleri bu nedenle dikkate
alınmayabilir. Bu durumda, tercihlerine daha
düşük puanlı adayların yerleştiğini tespit eden
adayların ÖSYM'ye itirazda bulunmaları
gerekmektedir. ÖSYM, ilgili adaya bir alt
öğrenim durumu ile yaptıkları tercihlerin
dikkate alınmadığını bildiren bir cevap
verecektir. Bu cevap üzerine (veya 60 gün cevap
verilmemesi halinde bu tarihten itibaren) 60 gün
içerisinde idare mahkemesine dava açmak
gerekmektedir. Diğer taraftan yapılacak olan
KPSS sınavlarına ilk defa girecek adaylar
açısından bu tür bir problem oluşacağını
düşünmüyoruz. Çünkü bu adayların kayıtları daha
önce ÖSYM'de yer almamıştır. Bu nedenle de
adayın daha üst bir öğrenim mezunu olup olmadığı
tespit edilemeyecektir.
DAHA ÖNCE KPSS SINAVIYLA HERHANGİ BİR KURUMA
YERLEŞENLER VEYA MEMUR OLANLAR KPSS'YE GİREBİLİR
Mİ?
Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin
Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmeliğin birinci
maddesinde sınavın "ilk defa kamu hizmeti ve
görevlerine atanacakların seçimi" için
yapılacağı belirtilmektedir. Ancak, uygulamada
memur olarak çalışanlarda bu sınava
girmektedirler. Ve yine uygulamada çalışan
memurlar KPSS ile herhangi bir yere
yerleştirilmeleri ve çalıştıkları kurumlardan
muvafakat halinde yerleştirildikleri yeni
memuriyet kadrolarına atanabilmektedir. Ayrıca,
ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmelerde
adayların kayıtları "yerleştirme kütüğünden"
düşülmemektedir. Bu nedenle, KPSS ile bir yere
yerleşen adaylar bu puanlarının geçerlilik
süresi içinde yeniden tercihte bulunabilirler.
Ancak, aşağıda memurlar için yapacağımız
açıklamalar bu adaylar için de geçerlidir.
ÇALIŞAN MEMUR İSTİFA YOLUYLA, YERLEŞTİĞİ YENİ
KADROYA GEÇİŞ YAPABİLİR Mİ?
Bu noktada önemle bir şeyi belirtmek istiyoruz.
Çalışan memurun, KPSS ile yerleştiği bir
memuriyet kadrosına, tespit edilmeyeceğini
düşünerek, istifa yolu ile geçmek istemesi
oldukça riskli bir durumdur. Son olarak 2003
yılı içerisinde imam hatip olarak çalışırken
KPSS ile yerleştirildikleri öğretmen kadrolarına
istifa ederek göreve başlayan 45 aday
öğretmenin, bu durumlarının tespiti üzerine
görevlerine son verilmiştir. (Devlet memuru,
isitifa etmesi halinde, 657 sayılı Kanunun
97'inci maddesine göre istifa şekline bağlı
olarak da değişmek üzere en az 6 ay yeniden
memuriyet kadrosuna dönememektedir.) Bu nedenle,
bu tür durumlar için mutlaka çalışılan kurumdan
muvafakat almak gerekmektedir. Ancak, aday
memurlar için muvafakat alınsa dahi geçiş yapmak
mümkün değildir. Çünkü, 657 sayılı Kanunun
54'üncü maddesi gereğince aday memurken başka
bir kuruma nakil yapılmaz.
ÇALIŞAN MEMUR İSTİFA EDEREK HANGİ GÖREVLERE
BAŞLAYABİLİR?
Bu konu ile ilgili olarak çalışan memurlar şunu
yapabilirler: 657 sayılı Kanunda yer alan ve
istifa halinde en az 6 ay bekleme süresi öngören
hükümler sadece memuriyet kadroları için
geçerlidir. Yani bu süreler 657'e tabi
kadrolardan 657'e tabi başka bir kadroya
yapılacak atamalarda söz konusudur. Ancak, KPSS
ile 657'e tabi olmayan kadrolara da atama
yapılmaktadır. Örneğin KİT'lerde çalışan
personel temel olarak 399 olarak adlandırılan
bir KHK'ye (Kanun Hükmünde Kararname) tabidir.
Şayet bir memur, KPSS'ye girer ve 399 tabi
KİT'lerdeki bir sözlşemeli pozisyonu tercih eder
ve puan durumuna göre buraya yerleşmeye hak
kazanırsa, bu aday istifa ederek bu yeni
görevine başlayabilir. Ayrıca bu durum için
muvafakat almaya da gerek yoktur. Bu durum aynı
şekilde şu an için 399'a tabi olarak çalışıp da
daha sonra KPSS ile bir memur kadrosuna
yerleşecek adaylar için de aynen geçerlidir.
B GRUBU KADROYA YERLEŞEN BİR ADAY DAHA SONRA
A GRUBU BİR KADROYA GEÇEBİLİR Mİ?
657 sayılı Kanunun 54. maddesine göre adaylık
süresi içerisinde (adaylık en az 1 yıl en çok 2
yıl dır) bir memurun başka bir kuruma nakli
mümkün değildir. Ancak, 657 sayılı Kanuna tabi
kurumlarda aday memur olarak görev yapmakta iken
A Grubu kadrolara ait giriş sınavını kazanan
kişilerin yapacağı geçiş nakil olarak
görülmemektedir. Bu nedenle aday bir memur, A
Grubu kadrolara atanmaya hak kazanır ve kendi
çalıştığı kurumdan muvafakat alır ise, girmeyi
kazandığı A Grubu kadroya geçebilir. Genel
olarak kurumlar bu tür durumlarda muvafakat
vermekle beraber, bazen de muvafakat
verilmemektedir. Yani muvafakat verilmesi
zorunlu bir durum olmayıp, idarenin taktir hakkı
içerisindedir. Ancak, muvafakat verilmemesi
halinde uğranılacak maddi kayıplar gerekçe
gösterilerek İdari Yargı mercilerinde iptal
davası açılabilir. Bu konuda açılmış ve
kazanılmış bir yargı kararını görmek için lütfen
"Mahkeme Kararları" kategorisine bakınız.
ASKERDE İKEN BİR KADROYA YERLEŞENLERİN DURUMU
Bilindiği üzere sınav ve yerleştirme iki farklı
durumdur. Önce sınav yapılmakta daha sonra ise
kamu personeli almak isteyen tüm kamu
kurumlarının ilanları merkezi olarak ÖSYM
tarafından ilan edilmektedir. Bazen yerleştirme
yapılması esnasında bazı adaylar askerde
olabilmektedir. Bu kişilerin durumları ne
olacaktır: Yargı yerlerince genel olarak askerde
olma durum özür olarak kabul edilmekte ve bu
adayların atamasının askerlik dönüşünde
yapılması istenmektedir. Bu nedenle ataması
yapılıp da askerde olması nedeniyle göreve
başlayamayan adayların atama sırasında ilgili
kuruma bir dilekçe ile başvurması ve askerde
olması nedeniyle haklarının saklı tutulmasını
istemesi gerekmektedir. İlgili kurum bu talebi
uygun görmeyebilir. Bu halde adayın kendisine
olumsuz cevabın ulaşması tarihinden itibaren 60
gün içinde idare mahkemelerinde dava açması
gerekmektedir. Konuya ilişkin Danıştay 12.
Dairesinin 21.10.1997 tarihli ve E: 1995/10371,
K: 1997/2304 nolu kararına, KPSS kategorisi
altından erişebilirsiniz. |